Trabzonspor’un yıldızına büyük övgü! ‘Kuş sütü ve üzüm kurusuyla beslesinler’

Spor Toto Süper Lig’in 11’inci haftasında Trabzonspor, Sivasspor’u konuk etti. Zorlu karşılaşma bordo-mavililerin 1-0’lık galibiyetiyle tamamlandı. Trabzonspor’un kazandığı gecede Rıza Çalımbay’ın öğrencileri daha fazla gol arayan taraf oldu. Bordo-mavililerin oyun sistemi ve Abdullah Avcı’nın tercihlerini spor yazarları kaleme aldı.

İşte Trabzonspor – Sivasspor maçı sonrası yapılan değerlendirmeler…

KAZANAN HAKLI, YA OYUNUN MAZERETİ? / CEMAL ERSEN

İzlerken keyif aldığınız, futbolcular vardır. Hem oynamayı hem oynatmayı severler. Yetenek, zeka ve yılların tecrübesi birleşince, “özel ve usta” oluyorsunuz. Marek Hamsik de öyle biri. Slovak milli takımına veda hazırlığı yapan Hamsik, son dönemlerde Trabzonspor’a gelmiş en önemli isimlerden biri kuşkusuz. Dün de Sivasspor karşısında orkestra şefi gibi arkadaşlarını yönlendirdi. Attığı klas gol dışında çıktığı 75. dakikaya dek performansı ile takımının en iyisi idi.

Özelden genele dönersek; Trabzonspor ne yaptı? İlk on dakikalık bölümden sonra gol dışında pozisyon üretmekte zorlandı. Beklentilerden uzaktı. Abdullah Avcı’nın oyuncu tercihlerine saygı duyarım. Lakin, taktik anlayışına hayır. Deneyimli hoca Gomez ve Trezeguet’i çizgiye çekip, Umut Bozok’u öne itmeye çalışırken plan işlemedi. Umut gibi bir gol kralına da yazık. Gomez de hakeza. Dahası; bu ikili sürekli yer değiştirip rakibin kafasını karıştırmaya çalışırken, doğru dürüst orta yapmayı bırakın, arkalarındaki Larsen ve Eren’in de kimyasını bozdular.

Ya Sivasspor? Kayda aldığım notlara bakınca, kaleci Uğurcan’ın kurtarışlarıyla biten cümlelerin fazlalığı, konuk ekibin üçüncü bölgede ne kadar etkili olduğunu anlatmaya yeter sanırım. Njie’nin biri direkte patlayan, diğer ikisinde Uğurcan’dan dönen şutları Sivasspor için şanssız anlardı. Yatabare’yi de es geçmeyeyim. O da yokladı bordo-mavili ekibin kalesini.
İkinci yarıda da tablo değişmedi. Topa daha çok sahip olmak adına, yana-geriye paslar yapan ev sahibi takım, Gomez ile bulduğu tek fırsat dışında Sivasspor kalesini tehdit edemedi. Oysa farkı artırıp rahatlamak için fazlası gerekiyordu. 
Bana ilginç gelen ise, 75. dakikada yaptığı oyuncu değişikleri oldu. Hamsik ile Bakasetas’ı birlikte kenara almak, uzaktan şutları ve duran top organizasyonlarını ihtimal dışı bırakmak gibiydi. Hadi Yunanlı oyuncu iyi değildi, ama Hamsik’in ölüsü iş yapardı. Neyse, hocadan iyi bilecek değiliz ya.

Bu takımda Gomez, Umut ve Trezeguet ile gole yabancı olmayan önde oynamayı seven isimler var. Bakın 11 haftalık istatistiklere, hangisinden beklenen verim alınabildi. Evet geçen sezona oranla ciddi bir değişim var kadroda. Bu bir sorun ise, çözmesi gereken teknik kadrodur. Sadece antrenman performanslarına bakmak yetmez. 
Dün Uğurcan ve Hamsik’i ayrı tutuyorum. Biri çok tuttu, diğeri üç puana imza attı. Peki diğerleri? Hepsinin değerli futbolcular olduğunu biliyorum. Ama oyun kurgusunda bir eksiklik var. Monaco maçı dışında tat vermiyor mücadele. İşler düzelir mi? Elbette düzelir. Sahaya coşku, tribünlere heyecan tabii gelir.

Avcı kötü niyetli olmayan eleştirilere gönül koymasın. Kazanan haklıdır, fakat Sivasspor karşısındaki oyundan hocanın da mutlu olduğunu sanmıyorum. Çare yine sende sevgili Abdullah Avcı.
Gelelim Sivasspor’a. Bu stattan puansız ayrılmayı hak etmedi. Rıza Çalımbay güç koşullarda ve kısıtlı bir futbolcu grubu ile en iyisini yapmak için çabalıyor. Skor anlamında fazlası yakışırdı. 
Bu kadar pozisyona girip bir tanesini gole çevirememek sahadaki emeğin karşılığı değildi. İyi yolda Rıza hocanın takımı. Fakat üzülmemesi mümkün değil.

GBAMIN, BARTRA, HAMSIK, HUGO VE UĞURCAN… / AKSAL YAVUZ

Bordo-mavili oyuncular ne kanatları çalıştırabildiler ne de merkezden gidebildiler. Hal böyle olunca ne beklenen oyunu oynayabildiler ne de izleyenlere ‘bu da kaçar mı?’ dedirttiler.
Yükü ağır olan işçi başkasının yükünü taşırmış! O anlamda Gbamin, Bartra, Hamsik, Hugo ve Uğurcan, vasat oynayan arkadaşlarının yükünü sırtlarına alıp taşıdılar, her biri iki kişilik oynadı.
Beklentinin altında kalanlar, sonradan oyuna dahil olanlar, yedek kulübesinde oturanlar, alınan üç puan için yatsın kalksın Uğurcan, Gbamin, Bartra, Hugo ve Hamsik’e dua etsin, teşekkür etsinler. Yetmedi hafta boyu kuş sütü ve üzüm kurusuyla beslesinler!

Her hafta üzerine koyan Gbamin hem rakibi karşılamada hem de pas oyununda harika oynadı. Fildişi Sahilli oyuncunun ayaklarında mıknatıs vardı sanki!
Sakatlığını tamamen atlatan Hamsik’in Trabzonspor’un eli, ayağı, gözü, dili olduğu bir kez daha tescillendi. Formasından uzak kalmaması, bir daha sakatlanmaması için Trabzonsporluların Hamsik’i el üstünde taşımaları, sarıp sarmalamaları, gözü gibi kollamaları gerekir! Ayak içiyle uzak köşeye yolladığı top, altyapı eğitim faaliyetlerinde gençlere izlettirilmesi gereken güzellikte, ders niteliğinde idi.

Hamsik’in golünden sonra durdu Trabzonsporlu oyuncular. Oysa golle ve de iyi başlamışken, devamı ve daha iyi oynamaları beklenirken…
Tamam topu koştur koşturmasına da oyuncunun daha çok koşması, boş alanların kullanılması, beklerin devreye girmeyi, hücumda genişlik oluşturulması gerekirken…
Sezona formsuz giren, son maçlarda iyi oynamaya başlayan Hugo da arkadaşlarının yükünü taşıyanlardandı Bartra gibi… Beklerin gününde olmaması ikiliye her zamankinden fazla mesai yaptırdı!

Kaptan Uğurcan, gemisini ve de günü kurtaranlardandı. Bir pozisyonda üst direk yardımcısı oldu, N’Jie ile karşı karşıya kaldığı dakikada büyüdükçe büyüdü milli eldiven.
Uzun lafın kısası Gbamin, Bartra, Hugo ve Hamsik çok iyi oynamasaydı, Uğurcan da birçok maçta olduğu gibi gününde olmasaydı; DG Sivasspor’un Trabzon’dan puanla ayrılması işten değildi.
Anlayacağınız, beş oyuncunun mükemmel oyunu Trabzonspor’un galip gelmesine yetti.

FUTBOL KÖTÜ SONUÇ İYİ / ERKAN AYRAÇ

Spor Toto Süper Lig’de Trabzonspor, Demir Grup Sivasspor’u maçın başında bulduğu golle 1-0 mağlup etti.
İki takımın da aklı perşembe günkü zorlu Avrupa maçlarında olsa da Trabzonspor başladığı 11 ile ligin de kendileri için ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Abdullah Avcı bu sezon 2. kez golcüleri Umut ile Gomez’i aynı anda sahaya sürdü. Rıza Çalımbay ise Gradel’i kulübeye çekerken, kanatlardan bindirme görevini N’Jie’ye verdi.
Maç tempolu başladı. 9. dakikada Bakasetas’ın şutunda top defanstan dönse de Hamsik, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 1-0. Sivas şoku çabuk atlattı. N’Jie’nin sert vuruşu direkten dönerken, Yatabare’nin yarattığı tehlikede de Uğurcan geçit vermedi. Evet Trabzonspor tek isabetli şutunda golü bulup topla oynama oranında (69’a 31) rakibine fark attı. Ancak Sivas’ın ilk yarıdaki gol beklentisi daha yüksekti.

İleri uçta beklediği üretkenliği yakalayamayınca Avcı, 57’de Umut’u kenara aldı, Abdülkadir’i oyuna soktu. Rıza Çalımbay da bu hamleye Gradel ve Keita ile cevap verdi. Maçta sona doğru yaklaştıkça Trabzonspor kapandı, topa sahip olan Sivas ise pasla çıkmaya çalışınca mücadele durağanlaştı. Belki Trabzonspor çok iyi oyun ortaya koymadı, fakat ‘bay’ geçeceği hafta öncesinde önemli bir üç puan aldı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*