Düzensiz ve yanlış yapılan ağız bakımı ciddi sorunlara neden olabilir

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hande Şar Sancaklı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diş hastalıklarının mine, dentin ve pulpa dokularında meydana gelen patolojik değişimlerle kendini gösterdiğini ifade etti.


Ağız içerisinde sıklıkla görülen hastalıkların diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve çürüksüz diş sert doku aşınmaları olarak sıralanabileceğini aktaran Sancaklı, “Dişler ve destekleyen ağız içi yumuşak dokular bakteriyel tutunmalar için potansiyel konak şartları oluşturabildiği için düzenli ve doğru şekilde ağız ve diş bakımı yapılmadığı takdirde ciddi fizyolojik, patolojik hatta psikolojik sorunlara neden olabiliyor.” dedi.


Diş hassasiyetinin en sık görülen diş problemlerinden biri olduğunu ve bireyin hayat kalitesini ciddi anlamda etkileyebildiğini anlatan Sancaklı, şu bilgileri verdi:


“Birçok günlük beslenme, hijyenik girişim alışkanlıklarımız ve özellikle strese bağlı diş sıkma ve gıcırdatma gibi durumlarla ortaya çıkan mine ve dentin dokusunun kaybı ile sonuçlanan aşınma ve erozyonların ortaya çıkması, diş minemizin ve çevreleyen diş adana escort eti dokularının güçlü olması ile çok yakından ilişkilidir. Özellikle diş hassasiyetleri bu anlamda çok önemli olup, mutlaka bireylerin düzenli diş kontrolleri açısından diş hekimlerine danışmaları ve günlük temel hijyenik girişimlerini yerine getirmeleri gerekir.”


“Ağız ve diş bakımı genel sağlığın ayrılmaz parçası”
Doç. Dr. Hande Şar Sancaklı, genel sağlığın ayrılmaz parçası olan ağız sağlığının sürdürülmesi için en temel görevin ağız ve diş bakımının düzenli gerçekleştirilmesi olduğunu belirterek, şu tavsiyelerde bulundu:


“Diş yüzeylerine yerleşen mikroorganizmaların beslenmesine neden olacağı ve diş yüzeylerindeki bakteri plağı birikimini arttırarak diş çürük oluşumuna neden olan şeker ve şekerli gıdaların tüketimi mümkün olduğunca minimuma indirilmelidir. Diş minesi yüzeyinde birikerek ortaya çıkan renkleşmelerin ve leke oluşumunun en aza indirgenmesi için aşırı çay, kahve ve sigara tüketiminin en aza indirilmesi gerekir. En az 6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine kontrole gidilmelidir. Diş fırçalama ağız sağlığımızın korunması için en temel aracıdır. escort adana Fakat doğru kuvvetle ve hareketler ile yapılmadığı takdirde diş minesi ve açığa çıkan dentinde aşınmalara neden olabilmektedir. Dişler baskı olmaksızın dairesel hareketlerle fırçalanmalı, diş fırçası diş etlerine bakacak şekilde 45 derece açıyla tutulmalıdır. Ayrıca ağız mukozamızın büyük bir bölümünü oluşturan dil sırtı ve ağız içi de mutlaka temizlenmeli.”


Diş fırçası 3 ayda bir değiştirilmeli
Diş fırçası seçerken dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin de bilgi veren Sancaklı, fırçanın ağız ve diş yapısına göre seçilmesini, diş etlerinde hassasiyetlerin görüldüğü ve diş sert dokularında aşınma olasılığının olduğu durumlarda yumuşak fırçaların tercih edilmesi gerektiğini söyledi.


Doç. Dr. Sancaklı, “Diş fırçası, kıllarının hem yıpranması hem de bakteriyel kontrolünün sağlanması açısından mutlaka en fazla 3 ayda bir değiştirilmelidir. Ayrıca özellikle bastırarak fırçalandığı durumlarda eğer fırça kıllarında fırça tabanından daha geniş alana açılma görülüyorsa yeni fırça alınmalıdır.” diye konuştu.


Kovid-19 ile mücadele sürecinde de ağız sağlığına adana escort bayan dikkat
Doç. Dr. Hande Şar Sancaklı, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) damlacık ve solunum yolu ile bulaşıcılık göstererek büyük oranda akciğerlerde solunum yolu komplikasyonları oluşturduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:


“Sadece Kovid-19 hastalığı değil ama tüm solunum yolu hastalıkları açsından ağız kalitemiz oldukça önemli olup, ağız sağlığımızın da genel sağlımız ile direk ilişkili olduğunu unutmamak lazım. Dolayısıyla bu noktada ağız bakımı çok büyük önem taşıyor. El ve vücut hijyenimize ekstra hassasiyet göstermenin ne kadar önemli olduğuna şahit olduğumuz şu dönemde ağız bakımını da aynı derecede önemsemeliyiz. Bu yüzden günde 2 kez dişlerimizi mümkünse el alışkanlığımızın doğru basınç ve etkin bir temizlik elde edilmesi amacıyla manuel diş fırçası ile düzenli olarak fırçalamaya devam etmeliyiz. Unutulmamalıdır ki enfeksiyon kontrolü ve gelişme riski açısından diş fırçası hijyeni çok önemlidir. Geçirmiş olduğumuz solunum yolu ve üst solunum yolu hastalıkları sonrası mutlaka fırçalarımız yeni dahi olsa değiştirilmelidir. Günlük fırçalamalar sonrasında ise diş fırçalarının iyice temiz oluncaya kadar musluk suyuyla durulanması gerekir. Mutlaka aile bireylerininkileri ile karışmasına ve birbirleri ile temas etmesine engel olacak şekilde açık ama korunaklı ortamda saklanmalıdır.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*